doğal kek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğal kek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2012 Cumartesi

Keçiboynuzlu Üzümlü Kek

Keçiboynuzu tozu ile geliştirdiğim bir tarif daha. Kekte kullandığım keçiboynuzlu karışım bana çocukken favorlerimden olan ayçöreğini anımsattı. Sare'nin (Unutmadan Sare tam iki buçuk yaşında) keyifle yediği eşimin de övgülerini sunduğu bu kek bundan sonra sıklıkla yapılanlar listeme eklenecek. Bu kekte, kullandığım yumurta sayısını azaltmayı denedim ve pişman olmadım, iki adet yumurta ile istediğim kabarıklık ve yumuşaklıkta bir kek elde edebildiğim için ayrıca bir mutluluk yaşıyorum.
Bu tarif aynı zamanda tam bir kış tarifi oldu. Hem kuru üzüm hem de keçiboynuzu tozu göğüs hastalıklarında iyileşmeyi hızlandırıyor, balgam söküyor, halsizliğe kansızlığa iyi geliyor. Bunun yanı sıra her iki besinin de çocuk gelişiminde önemli yeri var. Sare yeni yeni keçiboynuzu pekmezi yemeye de başladı, özellikle kemik gelişimine çok faydası olduğu için sizlere de tavsiye ediyorum sabahları bir tatlı kaşığı olsun verebilirsiniz. 
Keçiboynuzlu Üzümlü Kek


Malzemeler
2 adet doğal yumurta
1 su bardağı kaya şekeri (kullandığım şeker pudra şekeri kadar ince, yaklaşık 140 gr.)
1 büyük çay bardağı sızma zeytin yağ (90 gr.)
1 büyük çay bardağı doğal süt (125 gr.)
35 gram kakao yağı (benmari usulü eritilmiş)
3 yemek kaşığı keçiboynuzu tozu
2 yemek kaşığı Özbek üzümü (doğal çekirdeksiz üzüm)
3 adet gün kurusu kayısı
2 çay kaşığı tarçın
1.5 çay kaşığı karbonat
karbonata sıkmak için çeyrek limon
5- 6 adet iri dövülmüş ceviz içi
2 su bardağı+2 yemek kaşığı doğal kepeksiz un (yaklaşık 140 gr.)
Yapılışı
Yumurtaları geniş cam bir kaseye kırın ve üzerine şekeri ekleyip iyice çırpın. Ardından zeytin yağ ve sütü ekleyip karıştırın. Unu ve karbonatı ekleyin, karbonatın üzerine limon sıkın. Hamurun yarısını başka bir kaba aktarın ve üzerine keçiboynuzu tozu ile tarçını ekleyerek karıştırın. Kuru üzüm ve kayısıları küçük bir cezvede az miktarda su ile bir taşım kaynatın, süzün. Kayısıları minik küpler halinde kesin ve tarçınlı hamura ekleyin. Ceviz içlerini de ekleyip iyice karıştırın. Kalıbınızı yağlayıp un serpiştirin, önce sade hamuru ardından keçiboynuzu tozlu hamuru ekleyin. Ben 30x10 cm ölçülerinde dikdörtgen cam kek kalıpta pişirdim. Önceden ısıtılmış 175 dereceli fırında 40-45 dakika kadar pişirin. Kekin piştiğini kontrol etmek için ortasına bıçak veya kürdan batırın, kuru çıkıyorsa pişmiş demektir. Bir diğer kontrol yöntemi için kekin üst kısmına işaret parmağınızla bastırın çökmeyip eski halini alıyorsa pişmiştir.

13 Şubat 2012 Pazartesi

Şekersiz Kek! Tam Buğday Unlu Keklerin Püf Noktaları!


Portakallı bir lezzetle daha karşınızdayız. Bu aralar bir portakal sevdasının ardına takıldım gidiyorum. Artık mutlu olmaya mı ihtiyacım var yoksa sadece damak tadımla mı ilgili bilemiyorum ama kurabiyeler kekler hep portakallı olsun istiyorum. 

Bu tarifimizde bol kakao kullanarak çikolata lezzetinde bir kek elde ediyoruz. Bu tatta en büyük payı olanlardan biri de şüphesiz kakao yağı.

Bu kekin en önemli özelliğiyse sıfır şeker ile yapılması. Çok besleyici bir gıda olan pekmezi eski zamanlarda olduğu gibi tatlıların yapımında da kullanabiliriz.  Pekmeziniz yoksa yerine her zamanki gibi öğütülmüş kaya şekeri de kullanabilirsiniz, tabii miktarlarda değişiklik yaparak.(Malzeme listesinde ölçüleri belirttim)

Üzüm Pekmezli Portakallı Kek


Malzemeler

Kek hamuru için gerekli malzemeler:
3 adet iri veya 4 adet küçük doğal yumurta (bir yemek kağı kadar yumurta sarısını ayırın)
1 su bardağı üzüm pekmezi(1.5 su bardağı da olabilir)
75 gram hakiki tereyağ
50 gram kakao yağı
1 çay bardağı doğal süt (en azından günlük pastörize süt)
3 yemek kaşığı doğal kakao
bir avuç iri dövülmüş fındık içi
2 çay kaşığı karbonat
11 damla portakal yağı
Muhallebi için gerekli malzemeler:
1.5 su bardağı doğal süt
Yarım su bardağı üzüm pekmezi (yarım su bardağından 1 parmak fazla öğütülmüş kaya şekeri)
1 yemek kaşığı doğal yumurta sarısı
25 gram kakao yağı
1 yemek kaşığı doğal kavrulmamış mısır unu
1 yemek kaşığı tam buğday unu
2 yemek kaşığı kakao yağı
2 cm çubuk vanilya
5 damla portakal yağı
üzeri için hindistan cevizi

Yapılışı

Hamur malzemeleri sırasıyla ekleyerek çırpmaya başlayın. Tereyağ ve kakao yağını benmari usulü ile eritin. Fındıkları irice dövün. Çok koyu olmayan bir kek hamuru elde etmelisiniz. Tam buğday unu kullandığımızda kek çok koyu olursa kabarma pek olmaz çünkü kepek kabarmayı azaltır, ortamdaki sıvıyı çektiği için normalden daha akışkan bir hamurla kabarmasını sağlayabiliriz. Portakal yağını karbonatın üstüne damlatarak kullanın böylece diğer malzemelerle de daha iyi karışacaktır. Fırını 175 derecede ısıtıp 40-45 dakika kadar pişirin. İçinin piştiğini anlamak için ortasına bir kürdan batırıp kuruluğuna bakın, kuruysa pişmiştir. Kekinizi tezgahınıza alın ve biraz ılındıktan sonra dilimleyip muhallebiyi üzerine dökün. Bu aşamada hindistan cevizini de serpebilirsiniz. Dikkat edilecek diğer bir husus evde pıtır pıtır gezinen meraklı kuzucuklar varsa fırın kapağına yaklaştırmamanız. Bu kuzucuklar hem ellerini yakabilirler hem de kekin kabarmasına da mani olabilirler.

Muhallebiyi hazırlarken tüm malzemeleri karıştırın ve kıvam alana kadar karıştırarak pişirin. Altını kapatıp portakal yağını ekleyin, soğuyana kadar ara ara çırpın ki üstü kabuk tutmasın.

Keki çok tatlı olmayan daha ziyade muhallebisiyle tatlanmış yemesi keyifli bir kekimiz oldu. Benim kızım bir oturuşta bir buçuk dilim kek yedi ve çok beğendiğini söyledi ki ben damak zevkine güvenirim. Şimdiden afiyet olsun.

Bu tarif daha önce SadeMutfak'ta yayınlanmıştır.

Üzüm Pekmezli İncirli Tam Buğday Unlu Kek


Bu nasıl bir kek ismi böyle diyenleriniz olacaktır mutlaka. Tarifleri adlandırırken can alıcı noktalardan yola çıkmak gerek, bu kekte ise lezzetini belirleyen ve özelleştiren o kadar çok nokta vardı ki en kısa haliyle dahi uzun isimli bir kek oldu. Hiç şeker kullanmadan da tatlı mı tatlı kekler elde edebiliyoruz, ne dersiniz bir daha ki tarifimizin adı pekmezli kurabiye mi olsa?

Pekmez demişken aman market raflarında pekmez adıyla satılan şurupları kastettiğimi sanmayasınız. Seri üretimi olan ürünlerde etiket içeriğinden de takip edebileceğiniz gibi glikoz şurubu veya fruktoz şurubu gibi genetiği değiştirilmiş mısırdan elde edilen suni tatlandırıcılar kullanılmakta.

Bazen çok ucuz fiyatlara satılan baklavalar görürsünüz ya işte onlarda sıfır şekerle imal edilirler, tatlandırıcıları
ise glikoz şurubudur. Aslına bakarsanız büyük firmalar dahi çok azıcık miktarda glikoz şurubu katabiliyorlar
canım baklavalarına sebebi ise glikoz şurubu veya fruktoz şurubunun en önemli özelliklerinden birinin şekerlenmeyi önlemesi, içine katıldığı karışımı jel halde tutabilmesi. Bu sebeplerden dolayı şeker hastalığı başta olmak üzere damar tıkanıklığı obezite gibi pekçok rahatsızlığı tetikleyebilen bu şuruplar pekçok gıdanın üretiminde kullanılıyor. Örneğin hakiki bal (kestane ve oğul balının dışındakiler) petekten süzüldükten birkaç ay sonra donmaya başlar. Bu donma incecik kristaller halindedir ve şekerlenme ile alakası yoktur ama çoğu
tüketici akışkan balı tercih eder ki bu durumda ya o bala glikoz şurubu gibi bir şuruptan konulur ve böylece daha da tatlı bir ürün elde edilir ya da hakiki balı satan kişiler de balı ısıtıp donmasını önlemeye çalışırlar.Bal ısındığında içindeki vitaminler kaybolur bu nedenlerle siz siz olun doğallıktan vazgeçmeyin.

Bu tarifimiz oldukça renkli bir karışım oldu. Çocuklar içinse hem sağlık açısından daha uygun hem de severek yiyecekleri bir kek. Eğer çocuğunuz hazır gıdalara alışkınsa belki bu keki yemez diye düşünebilirsiniz. Haklısınız çünkü hazır gıdalardaki aromalara alışan çocuklar doğal tatlarla yeterince tatmin olmayabiliyorlar
hep birşey eksikmiş gibi geliyor onlara. Bu durumda yapılacak şey hazır gıdaları hayatından çıkarmak inanın
bir süre sonra damak tadı değişecektir ve vücudu hazır gıdalardan arındıkça iştahı da açılacaktır. Çocuklara hazır gıdayı bıraktırmanın en önemli adımı sizin de kesinlikle kullanmamanızdır. Böylelikle emin olun bir bilinç
gelişecektir. Kendi yapacağınız lezzetlerle çocuklarınızı her anlamda temiz gıdalarla beslemek emin olun pek çok semptomun da ortadan kalkmasını sağlayacaktır(zaman zaman ateşlenme, alerjik reaksiyonlar gibi).

Üzüm Pekmezli İncirli Tam Buğday Unlu Kek


Malzemeler

3 adet doğal yumurta
1 çay bardağı doğal üzüm pekmezi
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
1 çay bardağı doğal süt
1 su bardağı kavrulmamış mısır unu
2 su bardağı tam buğday unu
2 çay kaşığı karbonat
11 damla portakal yağı
3 cm çubuk vanilya(içindeki özü kullanın)
1 adet rendelenmiş elma
9 adet minik doğranmış kuru incir
5 adet iri dövülmüş yerli ceviz
1 çay kaşığı tarçın

Yapılışı

Pekmez ve yumurtaları iyice çırpın diğer malzemeleri sırasıyla ekleyin. Kullanacağınız incirler çok sertse az miktarda su ile cezvede yumuşayana kadar pişirin. Portakal yağını kullanacaksanız karbonatın üzerine damlatıp çırpmaya devam edin (kullanmayacaksanız limon suyu da damlatabilirsiniz). Ceviz yerine fındık tercih edebilir, üzüm yerine dut pekmezi deneyebilirsiniz. 175 derecede önceden ısıtılmış fırında 45 dakika kadar pişirin. Pişirenlere afiyet olsun.

Bu tarif daha önce SadeMutfak'ta yayınlanmıştır.

Sızma Zeytinyağlı Sade Kek


Sızma zeytinyağı mutfağımda en çok kullandığım yağ çeşidi. Bunu halis tereyağı takip ediyor ve bazı özel tariflerde de mutlaka kuyruk yağı veya iç yağı. Bir de bazı sütlü tatlılar ve pasta sosları için şüphesiz kakao yağı var sıkça kullandığımız.  Bir keksever olarak klasik sade kek çok özenerek yaptığım bir tarif ve bazı tarifler hariç hemen hemen tüm kek tariflerinde olduğu gibi sızma zeytinyağı ile yapıyorum. Yağlar anne rahmindeki yolculuğumuzdan başlayarak özellikle beyin gelişiminin sağlıklı gerçekleşebilmesi için çok büyük önem taşıyor hayatımızda. Vücudumuzdaki koruyucu zarların yapısı büyük ölçüde yağdan oluşuyor ve bu da beslenmemizde kullandığımız yağ kalitesinin önemini arttırıyor.


Sızma zeytinyağı, en fazla 30 dereceye kadar sıcaklıkta mekanik veya fiziksel işlemlerden geçirilerek elde edilir. Daha yüksek sıcaklıklarda zeytinyağı faydalı özelliklerini ve doğal yapısını kaybeder, sahip olduğu vitamin ve mineraller kaybolur. Dolayısıyla aldığımız yağın sızma olduğundan emin olmalıyız. Bir diğer önemli nokta da asitlik derecesidir. En kaliteli sızma yağların asitlik derecesi yüzde birin (%1) altındadır. Esasen zeytinyağını yemeklere pişme aşaması bittikten sonra katmak gerekiyor, böylece tüm şifalı özelliklerinden faydalanabiliriz. Sıcak yemeklerde de tereyağı gibi ısıya daha dayanıklı yağları tercih etmek gerekir. Bu en doğru kullanma şekli belki ama kek yaparken bol miktarda tereyağı kullanmak yerine sızma zeytinyağı ile yapmayı tercih edebiliriz. Zeytinyağını teneke veya cam kaplarda saklamak, cam şişede ise güneş ışığına direkt maruz bırakmamak lazım. Ağzını sıkıca kapamayı da unutmamalı.


Sıcak yemeklerde tereyağı hem sağlıklı hem lezzetli bir tercih. Günümüzde kuyruk yağı ve iç yağı bazı bölgeler hariç neredeyse hiç kullanılmıyor. Oysa bu yağlar sanıldığı gibi zararlı yağlar değil. En azından doğallar ve vücudumuzda eritilebilirler. Oysa sağlıklı diye sunulan ayçiçeği ve mısırözü yağı gibi hidrojenize edilerek sıcaklığa dayanıklılıkları ve raf ömürleri arttırılan yağlar çoğunlukla hibrit tohumlardan üretiliyorlar ve gördükleri işlemlerden sonra doğallıktan uzaklaşıyor; vücudumuzun hazmedemeyeceği hale geliyorlar. Bu halleriyle margarinden farksızlar. Yağlar hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz gıdalar ve hastalık ilişkisini kurabilen üç kitap tavsiye edebilirim:


Aidin Salih- Gerçek Tıp


Prof. Dr. Ahmet Aydın- 7′den 70′e Taş Devri Diyeti


Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay- Karatay Diyeti


Vücudumuzda birçok hormon ve vitaminin (D vitamini) sentezlenmesi için yağlar gerekiyor. Kalitesiz veya yetersiz yağ kullanımı çocuklarda büyüme ve gelişme bozukluklarına neden olurken yetişkinlerde de hormon düzensizliklerine yol açabiliyor. Vücudumuzdaki yağları korumanın en önemli yollarından biri de sentetik kimyasal temizleyiciler ve kişisel bakım ürünlerinden uzak durmak. En kaliteli yağlarla en doğru şekliyle ve ölçülerle beslensek dahi zararlı kimyasallarla muhatap oluyorsak gerek solunum gerek deri yoluyla bu maddeler vücudumuza yerleşir ve yüzeylerdeki yağları erittikleri gibi vücudumuzdaki yağları da eritmeye başlarlar. Diş macunundan şampuana, bulaşık deterjanından yüzey temizleyicilere kadar pek çok temizlik maddesinde binlerce eritici ve çözücü özellikte madde bulunur. Bedenimize ve çevreye zarar vermeden doğal maddelerle temizlik konusunda bilgilenmek isterseniz doğal temizlik bölümüne bir uğrayın derim.


Klasik Sade Kek


Malzemeler

3 adet doğal yumurta
2 su bardağı kaya şekeri (dilerseniz 1,5 su bardağı)
1 su bardağı sızma zeytinyağı
1 su bardağı doğal süt
3 cm çubuk vanilya
1,5 çay kaşığı karbonat
3 su bardağı kepeksiz doğal un


Yapılışı

Yumurta sarıları ile aklarını ayırın. Akları pandispanya keki hazırlarken olduğu gibi cam bir kavanoza alıp mikser ile iyice katı hale gelene kadar çırpın. Kıvamına geldiğini anlamak için mikserin ucunu havaya kaldırın, kar haline gelen akların damlamaması lazım. Yumurta sarıları ve kaya şekerini iyice çırpın, krem kıvamına getirin. Şekeri iyice eritmelisiniz. Sırayla sızma zeytinyağı ve doğal sütü ekleyin ve karışıma yedirin. Bu aşamada dilerseniz çubuk vanilya ekleyebilirsiniz. Ben evde çubuk vanilya kalmadığı için ekleyemedim. Bunun yerine çıtır çıtır dişime çarpmasını çok sevdiğim mavi haşhaş tohumundan 1 yemek kaşığı ekledim, eklenmese de olur sizin zevkinize kalmış. Unu ve karbonatı ekleyin, karbonatın üzerine limon sıkmayı unutmayın. Ben kepeksiz doğal un kullandım, eğer tam buğday unu kullanacaksanız -ki onunla da ayrı bir lezzeti oluyor- un miktarını yarım bardak azaltın. En son kar haline getirdiğimiz akları yavaşça karları fazla bozmadan ekleyin. Kaşık yardımı ile alt üst ederek homojenleşmesini sağlayın. Kar formunu bozmamalısınız ki bu daha pofuduk ve yumuşacık bir kek elde etmeyi sağlıyor. Önceden ısıtılmış 170 derecedeki fırında 40-45 dakika kadar pişirin. Ben


2 su bardağı süt,
1 yemek kaşığı doğal nişasta,
1 yemek kaşığı kepeksiz doğal un,
yarım su bardağı kaya şekeri ve
1 tatlı kaşığı tereyağ ile
bir muhallebi pişirdim ve kekin yarısına bu muhallebiyi dökerek servis yaptım. Sare’nin de çok sevdiği kısa zamanda bitirdiğimiz bu keki mutlaka yapmanızı öneririm.


Bu yazı daha önce SadeMutfak'ta yayınlanmıştır.





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...